Rauşan Gizatullin için Almanya’ya siyasi sığınma çağrısı: “Rusya’ya gönderilmesi ciddi tehlike oluşturuyor”
İmzacılar, Rusya’da savaş karşıtı aktivistlere yönelik baskıların devam ettiği bir ortamda Gizatullin’in ülkesine dönmesi halinde tutuklanma, işkence ve uzun süreli hapis cezası riskiyle karşı karşıya kalacağını belirtiliyor.
Mektupta ayrıca Gizatullin’in Tatar kimliği nedeniyle Rusya Federasyonu Silahlı Kuvvetleri’ne zorunlu seferberlik kapsamında alınma riskinin de bulunduğu bildiriliyor.
İmzacılar, savaş karşıtı tutumu nedeniyle Rusya’ya dönmek istemeyen Gizatullin açısından bu riskin siyasi baskı ihtimaline ek bir güvenlik tehdidi oluşturduğunu belirtiyor.
1951 Cenevre Sözleşmesi’ne atıf
Açık mektubun hukuki dayanağı olarak 1951 tarihli Mültecilerin Statüsüne İlişkin Cenevre Sözleşmesi gösteriliyor.
Mektupta, Gizatullin’in siyasi görüşleri, ulusal kimliği ve yürüttüğü faaliyetler nedeniyle Rusya’ya dönmesi halinde zulüm ve cezai kovuşturma riski altında olduğu savunularak, Almanya makamlarından uluslararası koruma sağlanması isteniyor.
İmzacılar, Gizatullin’in Rusya’ya sınır dışı edilmesinin siyasi saiklerle kaçınılmaz bir cezai kovuşturmayla sonuçlanacağını ifade ediliyor.
Açık mektuba çok sayıda isim imza attı
Çağrıya Sürgündeki Bağımsız Tataristan Hükümeti’nden çok sayıda isim ile farklı ülkelerde faaliyet gösteren Tatar, Başkurt, Nogay, Çeçen, Karakalpak, Çerkes ve diğer ulusal hareketlerden temsilciler ve sivil toplum aktivistleri destek verdi.
İmzacılar arasında Sürgündeki Bağımsız Tataristan Hükümeti Başbakanı Rafis Kaşapov, PNT’nin Onursal Danışmanı Vil Mirzayanov, Azerbaycan’daki Fahri Konsolosu İsa Sadıkov, Başbakan Yardımcıları Nafis Kaşapov ve Marat Ahmerov ile Letonya Büyükelçisi Zufar Zaynullin gibi isimler bulunuyor.
Açık mektubu imzalayanlar arasında ayrıca Vsetatar Kamu Merkezi Başkanı Farit Zakiev, yayıncı ve Nogay toplum aktivisti Rizvan Kubakayev, gazeteci ve sivil toplum aktivisti Sergey Kryukov, insan hakları savunucusu Gennadi Şkırya-Banaşinski, “Özgür Nogay El” temsilcisi Edige Bekmurzaev ve çeşitli ülkelerde faaliyet gösteren çok sayıda siyasi göçmen ve sivil toplum aktivisti yer alıyor.
Türkiye, Almanya, ABD, Kanada, Polonya, Ukrayna, Finlandiya, Norveç, İsveç, İtalya, Avustralya, Kazakistan, Kırgızistan, Birleşik Krallık ve diğer ülkelerden isimlerin de çağrıya destek verdiği belirtiliyor.
İmzacılar arasında gazeteciler, akademisyenler, hukukçular, sanatçılar, insan hakları savunucuları ve ulusal hareket temsilcilerinin yanı sıra sürgündeki siyasi yapıların üyeleri de bulunuyor.
“Koruma sağlanması” çağrısı
Açık mektubun sonunda, Gizatullin’in siyasi faaliyetleri nedeniyle karşı karşıya olduğu ileri sürülen riskler sıralanarak Almanya makamlarına çağrıda bulunuluyor.
İmzacılar, Raufşan İldaroviç Gizatullin’e siyasi sığınma hakkı verilmesini ve uluslararası koruma sağlanmasını talep ediyor.
Mektupta, Gizatullin’in Rusya’ya gönderilmesinin yalnızca siyasi faaliyetleri nedeniyle cezai kovuşturma, tutuklama ve ağır hapis cezası riski doğurmayacağı; aynı zamanda kişisel güvenliği açısından da ciddi sonuçlar oluşturacağı belirtiliyor.
Çağrıyı yapan siyasi ve sivil toplum temsilcileri, bu gerekçelerle Gizatullin’in Almanya’da korunmasının, uluslararası mülteci hukuku ve insan hakları ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesini istiyor.
https://habernida.com/raufsan-gizatullin-icin-almanyaya-siyasi-siginma-cagrisi-rusyaya-gonderilmesi-ciddi-tehlike-olusturuyor/
Mektupta ayrıca Gizatullin’in Tatar kimliği nedeniyle Rusya Federasyonu Silahlı Kuvvetleri’ne zorunlu seferberlik kapsamında alınma riskinin de bulunduğu bildiriliyor.
İmzacılar, savaş karşıtı tutumu nedeniyle Rusya’ya dönmek istemeyen Gizatullin açısından bu riskin siyasi baskı ihtimaline ek bir güvenlik tehdidi oluşturduğunu belirtiyor.
1951 Cenevre Sözleşmesi’ne atıf
Açık mektubun hukuki dayanağı olarak 1951 tarihli Mültecilerin Statüsüne İlişkin Cenevre Sözleşmesi gösteriliyor.
Mektupta, Gizatullin’in siyasi görüşleri, ulusal kimliği ve yürüttüğü faaliyetler nedeniyle Rusya’ya dönmesi halinde zulüm ve cezai kovuşturma riski altında olduğu savunularak, Almanya makamlarından uluslararası koruma sağlanması isteniyor.
İmzacılar, Gizatullin’in Rusya’ya sınır dışı edilmesinin siyasi saiklerle kaçınılmaz bir cezai kovuşturmayla sonuçlanacağını ifade ediliyor.
Açık mektuba çok sayıda isim imza attı
Çağrıya Sürgündeki Bağımsız Tataristan Hükümeti’nden çok sayıda isim ile farklı ülkelerde faaliyet gösteren Tatar, Başkurt, Nogay, Çeçen, Karakalpak, Çerkes ve diğer ulusal hareketlerden temsilciler ve sivil toplum aktivistleri destek verdi.
İmzacılar arasında Sürgündeki Bağımsız Tataristan Hükümeti Başbakanı Rafis Kaşapov, PNT’nin Onursal Danışmanı Vil Mirzayanov, Azerbaycan’daki Fahri Konsolosu İsa Sadıkov, Başbakan Yardımcıları Nafis Kaşapov ve Marat Ahmerov ile Letonya Büyükelçisi Zufar Zaynullin gibi isimler bulunuyor.
Açık mektubu imzalayanlar arasında ayrıca Vsetatar Kamu Merkezi Başkanı Farit Zakiev, yayıncı ve Nogay toplum aktivisti Rizvan Kubakayev, gazeteci ve sivil toplum aktivisti Sergey Kryukov, insan hakları savunucusu Gennadi Şkırya-Banaşinski, “Özgür Nogay El” temsilcisi Edige Bekmurzaev ve çeşitli ülkelerde faaliyet gösteren çok sayıda siyasi göçmen ve sivil toplum aktivisti yer alıyor.
Türkiye, Almanya, ABD, Kanada, Polonya, Ukrayna, Finlandiya, Norveç, İsveç, İtalya, Avustralya, Kazakistan, Kırgızistan, Birleşik Krallık ve diğer ülkelerden isimlerin de çağrıya destek verdiği belirtiliyor.
İmzacılar arasında gazeteciler, akademisyenler, hukukçular, sanatçılar, insan hakları savunucuları ve ulusal hareket temsilcilerinin yanı sıra sürgündeki siyasi yapıların üyeleri de bulunuyor.
“Koruma sağlanması” çağrısı
Açık mektubun sonunda, Gizatullin’in siyasi faaliyetleri nedeniyle karşı karşıya olduğu ileri sürülen riskler sıralanarak Almanya makamlarına çağrıda bulunuluyor.
İmzacılar, Raufşan İldaroviç Gizatullin’e siyasi sığınma hakkı verilmesini ve uluslararası koruma sağlanmasını talep ediyor.
Mektupta, Gizatullin’in Rusya’ya gönderilmesinin yalnızca siyasi faaliyetleri nedeniyle cezai kovuşturma, tutuklama ve ağır hapis cezası riski doğurmayacağı; aynı zamanda kişisel güvenliği açısından da ciddi sonuçlar oluşturacağı belirtiliyor.
Çağrıyı yapan siyasi ve sivil toplum temsilcileri, bu gerekçelerle Gizatullin’in Almanya’da korunmasının, uluslararası mülteci hukuku ve insan hakları ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesini istiyor.
https://habernida.com/raufsan-gizatullin-icin-almanyaya-siyasi-siginma-cagrisi-rusyaya-gonderilmesi-ciddi-tehlike-olusturuyor/


